1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. 40 yaşın üstündeki kişilerde Göz tansiyonu tehlikesi
40 yaşın üstündeki kişilerde Göz tansiyonu tehlikesi

40 yaşın üstündeki kişilerde Göz tansiyonu tehlikesi

Glokom hastalığı sinsi seyreder, erken dönemde hiç belirti vermez, yavaş yavaş ilerler. Göz sinirinin ortasında zaman içinde giderek genişleyen bir çukurluk oluşur ve sonuçta görme ve görme alanı kayıpları ortaya çıkar.

A+A-

Göz tansiyonu başta olmak üzere görme organımız olan gözü tehdit eden hastalıklar vardır. Dünya Glokom günü dolayısıyla göz hastalıkları hakkında bilgiler veren Op. Dr. Mucize Yararcan 40 yaş üstü herkesin düzenli göz kontrolleri yaptırması gerektiğini söyledi.

Görme kaybı yaşamamak için dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Yararcan şöyle konuştu: "İlerleyici görme kaybı, göz sinirini hücrelerinin yavaş yavaş ölümü ile karakterize bir hastalık olan glokomun en önemli risk faktörü yüksek göz içi basıncıdır. Genellikle 40 yaşın üstündeki kişilerde ve her iki gözde görülür. Ailelerinde glokom hastalığı bulunanlar, diyabet, yüksek tansiyonu olanlar, yüksek miyop ve hipermetrop kişiler ile sigara içenler glokom yönünden risk altındadırlar.” Dediği açıklamada ailelerinde bu tür hastalığı olanlar risk altındadır dedi.

Göz Tansiyonu Nedir? Neden Olur?

Göz içinde sürekli olarak yapılan sıvının boşaltılmasını sağlayan kanallar glokom hastalığında daralır veya tıkanır ve sıvı yeterince boşaltılmaz ve göz içinde birikerek göz içi basıncını yükseltir. Normalde 14-16mm Hg olan göz içi basıncı yüksekliğinin saptanması yeterli olmayıp göz sinirlerindeki hasarında mutlaka gösterilmesi gerekmektedir.

Göz Tansiyonunun İlk Belirtileri Nelerdir?

Glokom hastalığı sinsi seyreder, erken dönemde hiç belirti vermez, yavaş yavaş ilerler. Göz sinirinin ortasında zaman içinde giderek genişleyen bir çukurluk oluşur ve sonuçta görme ve görme alanı kayıpları ortaya çıkar. Oluşan göz siniri hasarını geri döndürmek mümkün olmadığından erken tanı çok öenmlidir.

40 YAŞIN ÜSTÜ GÖZ TANSİYONU YAPTIRMALIDIR

Bu nedenle 40 yaşın üstündeki kişilerin 1-2 yılda bir göz tansiyonlarının (ölçümü etkileyen kornea kalınlığı da göz önüne alınarak) ölçülmesi ve göz sinirinin özel mercekler yardımıyla direk olarak göz bebeğinden bakılarak değerlendirmesi ve glokomdan şüphelenilen kişilerde bilgisayarlı görme alanı muayneleri ve göz sinirinin tomografileri (OCT VE HRT) çekilerek sinirde hasar olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.

GLOKOM FARK EDİLMEZSE KÖRLÜK MEYDANA GELİR

Unutulmamalıdır ki glokom tedavi edilemezse körlükte sonuçlanır. Günümüzde ilaç (damlaları), lazer ve cerrahi tedavi ile göz içi basıncını etkili bir şekilde düşürüp, kontrol altında tutabiliyoruz. Ancak glokoma yol açan göz içi basıncından bağımsız diğer faktörlerinde tedavisi (bazı ilaçlar ve damlalarla göz siniri hücrelerini koruyarak hücre ölümünün engellenmesi) hatta belki de kayıp hücrelerin yeniden oluşmasına imkan veren kök hücre nakli gibi tedavi seçenekleri üzerinde halen çalışılmaktadır."