1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Çernobil'in 31. yıl dönümünde sağlık etkileri devam ediyor
Çernobil'in 31. yıl dönümünde sağlık etkileri devam ediyor

Çernobil'in 31. yıl dönümünde sağlık etkileri devam ediyor

Dünyada yaşanan en büyük nükleer kaza olarak kabul edilen Çernobil nükleer felaketi 31. yıl önce yaşandı.

A+A-

31 yıl önce, 26 Nisan tarihinde Rusya devlet şirketi Rosatom’un Ukrayna’da bulunan nükleer santralinde dünyada yaşanan en büyük nükleer kaza olarak kabul edilen Çernobil nükleer felaketi yaşandı. Ardından oluşan radyasyon bulutlarının üç kıtaya yayılmasıyla yüzbinlerce insanın sağlığı için tehdit oluşturan kazanın etkileri bugün de hala devam ediyor. Bu kazanın sorumlusu olan Rosatom şirketinin, kazadan etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye'de bir nükleer santral kurması planlanıyor.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Deniz Bayram, “Çernobil nükleer felaketi göstermiştir ki nükleer enerji ülke sınırlarını aşan, nesiller arası hastalıklara neden olan, yıkımlarla dolu bir enerji üretim biçimi. Çernobil kazası 31 yıl önce olmuştu. Bugün, teknolojinin 31 yıl önce hayal edemeyeceğimiz kadar ilerlemesiyle; yeni, tehlikesiz ve verimli enerji üretim modelleri gelişmişken, on yıllar öncesinin nükleer hastalığındaki bu ısrar bizi dönemeyeceğimiz karanlık bir tünele girmeye zorluyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Çernobil’in 31. yıl dönümünde nükleer enerjiyi geçmişte bırakmaya ve yenilenebilir enerjinin herkes tarafından kullanılabilir bir enerji üretimi olması için engelleri kaldırmaya çağırıyoruz.” dedi.

Nükleerin açtığı yaralar kapanmıyor

Greenpeace’in radyasyon uzmanları Çernobil ve Fukuşima felaketlerinden etkilenenlerin yaşadığı bölgelerdeki radyoaktif kirliliği belgelemek için Rusya, Ukrayna ve Japonya’da saha çalışması yaptı ve bu çalışmanın sonuçları bir rapor olarak yayımlandı: Nükleerin Açtığı Yaralar: Çernobil ve Fukuşima’nın Süregelen Mirası [1].

Çernobil’in hala devam eden çok büyük etkilerinden bazıları:

Çernobil felaketinden 31 yıl sonra bile, radyasyondan etkilenen alanlarda yaşayan insanlarda hala ölüm oranları normale göre daha yüksek, doğum oranları daha düşük ve kanser vakalarında da artış var. Felaketten etkilenenler arasında psikolojik rahatsızlıklar da oldukça yaygın.

Bugün 5 milyondan fazla insan, Çernobil nedeniyle radyoaktif olarak kirli olduğu resmi olarak kabul edilen alanlarda yaşıyor. Bu insanların 1,1 milyonu Belarus’ta,1,3 milyonu Rusya’da, 2,3 milyonu Ukrayna’da yaşamlarını sürdürüyor.

2015 yılında Çernobil’e yaklaşık 200 km uzaklıktaki Rivne bölgesinden alınan elli süt örneğinde sezyum-137 düzeyleri ölçüldü. Bu örneklerin kırk altısında sezyum-137 düzeyleri yetişkinler için uygun olan limitin üzerinde çıkarken, örneklerin tamamı çocuklar için uygun olan limitlerin üzerindeydi.

Ukrayna’nın Ivankiv bölgesinde toplanan on iki odun örneğinden dokuzunda strontium-90 düzeyleri limitlerin üzerindeydi.

Rusya’nın Bryansk bölgesinde yapılan radyasyon haritası çalışması, ormanların birer radyoaktif kirlilik deposu olmaya devam ettiğini ortaya çıkardı. 1993 ve 2013 yılları arasında, Çernobil’de insanların girişine kapalı bölgede kontrol edilemeyen 1100’ün üzerinde yangın gerçekleşti. Radyoaktif kirlilik barındıran odunların ısınma ya da yemek pişirme için yakılması da, bu bölgede yaşayanları devamlı risk altında tutuyor.

2006’da yapılan bir çalışmada Çernobil felaketinden etkilenen ülkelerde insanların maruz kaldığı radyasyonu hesaplandı. Bu çalışma, Çernobil’in yarattığı radyasyonun 90.000 kişinin daha kanser nedeniyle hayatını kaybetmesine neden olacağını öngörürken, daha yakın tarihli bir çalışmada ulaşılan sonuç ise 115.000 ölüm… Bu rakam, Dünya Sağlık Örgütü’nün, Çernobil nedeniyle 9000 kişinin daha hayatını kaybedeceği tahminiyle çelişiyor.

Türkiye nasıl etkilendi? 

Türkiye’de de Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ve Pediatri Ana Bilim Dalları’nda yaptığı  çalışmaya göre lösemi vakaları, 1986 öncesi %0,7’den, 1986 sonrası %2’ye çıktı.

Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 1984 yılında yüz binde 19,2 olan kanser vakaları, 96 yılında yüz binde 63,46 olarak bildirildi.

4 Mayıs günü Kapıkule-Edirne yolunda İstanbul’da havadaki radyasyonun tam 1000 katı olan ve Çernobil nedenli Türkiye’de ölçülen en yüksek değer olarak tarihe geçen, 16 miliröntgen/saat değeri ölçüldü.

Kaza’dan 5 gün sonra Akçakoca’da havadaki radyasyonun gittikçe arttığı fark edildi. Karasu Bölgesi’nde o bölgenin doğal radyasyon düzeyinin 20 katı fazla olan 150 mikroröntgen/saat düzeyinde ölçüm yapıldı.