Gelişmiş ülkelerde obezite görülme oranı hızla yükseliyor

Gelişmiş ülkelerde obezite görülme oranı hızla yükseliyor

Dr. Öğr. Üyesi Özge Küçükerdönmez, “Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde obezite görülme oranı hızla yükseliyor” dedi

A+A-

Obezite, halk arasında bilinen adıyla şişmanlık insanların karşılaştığı en ciddi sağlık sorunlarından birisi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 22 Mayıs 'Avrupa Obezite Günü' olarak kabul ediliyor. Avrupa Obezite Günü” dolayısıyla obezitenin önlenmesi, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve sağlık üzerine olumlu etkileri konusunda farkındalık yaratmak amacı ile toplumun bilgi düzeyini arttırıcı çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor.

Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özge Küçükerdönmez, “Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde obezite görülme oranı hızla yükseliyor” dedi.

 

Obezitenin genetik, çevresel, biyolojik, sosyokültürel ve davranışsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi   Küçükerdönmez, “Obezite, vücuttaki yağ doku kitlesinin artması ile tanımlanan, gerek oluşum nedenleri, gerekse oluşturduğu komplikasyonlar ve zemin hazırladığı hastalıklar nedeniyle kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütü obeziteyi ‘Sağlığı bozacak ölçüde yağ dokularında anormal veya aşırı miktarda yağ birikmesi’ şeklinde tanımlamaktadır. Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde obezite görülme oranı hızla yükselmektedir” diye konuştu.

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanların yaşam biçiminin kolaylaşmasına bağlı olarak fiziksel aktivitenin azaldığını ve beslenme alışkanlıkları değiştiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Küçükerdönmez, yanlış beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivitenin yetersizliği, psikolojik ve genetik etmenlerin obeziteye yol açtığını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Küçükerdönmez, “Günümüzde obezite tek başına kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Obezitenin yol açtığı sağlık sorunları; insülin direnci, Tip 2 diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, kadınlarda; safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde; kolon ve prostat kanserleri, osteoartrit, felç, uyku apnesi, solunum zorluğu, menstruasyon düzensizlikleri, psikolojik sorunlar ve toplumsal uyumsuzluklardır” diye konuştu.

Hastalığın tedavisi hakkında da bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi   Küçükerdönmez, “Obezite  tedavisinde kullanılan yöntemler tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz tedavisi, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavidir. Obezite tedavisinde amaç, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Obezite tedavisinde vücut ağırlığının 6 aylık dönemde yüzde 10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. Oluştuktan sonra tam olarak iyileşme enderdir, sıklıkla görülen geri ağırlık kazanımı hızlıdır. Ağırlık kaybedenlerin ancak yüzde 5’i kaybettikleri ağırlıkları koruyabilmekte, büyük bir oran ise tekrar almaktadır” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler