Girişimcilikte başarının sırrı yeni iş modeli

Girişimcilikte başarının sırrı yeni iş modeli

girişim danışmanı Onur Yanık, güneşin altında keşfedilmemiş bir iş kalmadığını belirterek, “Yeni bir iş modeli geliştiremiyorsanız, girişmeyin, dikkatli olmazsanız giriştiğiniz iş size girişir” dedi.

A+A-

Ege İş Kadınları Derneği’nin (EGİKAD) düzenlediği “Dijital Toplantılar”a katılan reklamcı ve girişim danışmanı Onur Yanık, güneşin altında keşfedilmemiş bir iş kalmadığını belirterek, “Yeni bir iş modeli geliştiremiyorsanız, girişmeyin, dikkatli olmazsanız giriştiğiniz iş size girişir” dedi.  Yanık, sunumunda girişimciliği, girişimciliğin tam zıttı olan girişmemecilik üzerinden anlattı.

Toplantının moderatörlüğünü yapan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seray Seyfeli, girişimciliğin her zaman olumlandığını ancak bir çok girişimcinin bu cesaretten de yoksun olduğunu  söyledi. Her zaman olumlu sonuçlanmış ve başarıya ulaşmış girişimler örnek gösterilse de girişimci olamayan, o cesareti gösteremeyen birçok girişimci adayının mevcut olduğunu kaydetti. Bu konuda işin arka planını da konuşmak istediklerini söyleyen Seyfeli, “Reklamcı ve girişimci danışmanı Onur Yanık’ı ağırlamayı uygun gördük, kendisine sunumu nedeniyle teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Girişmemecilik” adını verdiği sunumunda konuşan Onur Yanık, özellikle kadın girişimcilerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Girişmemeciliğin de en az girişimcilik kadar önemli olduğunu söyleyen Yanık, “Son 1 ayda 15 üniversitenin girişim kulübüne konuk olduk. Türkiye’nin gelişiminin girişimcilikte gördüğümüz için bu kadar yoğun çalışıyoruz. Ancak girişimcilik konusunda Türkiye’de tam bilgilendirmenin yapılmadığını düşünüyorum” dedi.

En çok girişimciliğin dünyada Yunanistan ve Türkiye’de yapıldığının ortaya çıktığına dikkat çeken Yanık, “Ekonomisi en kötü AB ülkelerinin ikisinde en çok girişimcilik faaliyetinin olması incelemeye değer bir konu. Burada bir yanlış yönlendirme mevcut, girişimcilik çok doğru, herkes girişimci olmalı, bu kesin ancak girişimciliğin doğru anlatılmadığını düşünüyorum. Hep başarı hikayeleri, sonuçlar, kazanılan paralarla insanlar motive ediliyor. Bu çok doğru değil” dedi.

“Girişimcilik çalışmalarının arkasındakileri görün”

Türkiye’de sadece girişimciliğin pozitif ve yaldızlı tarafının anlatıldığı bir girişimcilik motivasyonu olduğunu söyleyen Yanık, “Buraya dikkat etmemiz gerekiyor. Pozitif şeyler anlatsak da ‘lütfen dikkatli girişin, yoksa giriştiğiniz iş size girişir’ diyoruz. Girişimciliği girişmemecilik üzerinden anlatmayı doğru buluyorum” dedi.

Hekatonlar, girişim fonları, girişim teşvikleri gibi çalışmaların arkasında hep Türkiye’nin veya Dünya’nın en büyük şirketlerin olduğuna dikkat çeken Yanık, “Çünkü kendileri son derece hantal, fikirleri yok ve hızlı değiller. Beyaz yaka sınıfını yaratan bu küresel markalar girişimciliği teşvik ediyorlar. Gençleri bu maceraya atıp, yolda başaranları bünyelerine almak gibi bir niyet görüyorum. Bu noktaya da dikkat etmek gerekiyor. Bu pompalamaya ve işin arkasındakine dikkat ederek daha sağlam adım atmalısınız” diye konuştu.

“Bizde yeterince deli yok”

Dünyanın en değerli bin marka listesinde tek Türk markasının olmadığını hatırlatan Yanık, marka olacağım diye yola çıkıldığında genellikle batıldığını söyledi. Reklam yapma konusunda Türkiye olarak sıkıntılarının olmadığını söyleyen Yanık, “Biz çok güzel reklamlar üretiyoruz, konuşuluyor, gülüyorlar, paylaşıyorlar. Günün sonunda marka değeri üretemiyoruz. Dünyanın en değerli bin marka listesinde bir tane Türk markası bulunmuyor. Son 10 yılda bu listeye Çin, Brezilya, Hindistan da girmeye başladı ama biz giremiyoruz. Evet coğrafya kaderdir ama coğrafyanın kader olmadığını gösteren bir çok gösterge de var” dedi. Markanın olunan bir şey olmadığını söyleyen Yanık, “Marka atfedilen bir durumdur. Bakın bütün şirketlerin arkasında bir deli vardır, Bugün Tesla dediğimizde, Apple dediğimizde konu bir şekilde Elon Musk’a veya Steve Jobs’a gelir. Bizde yeterince deli yok. Dünyayı değiştirmek isteyen, cesur, hayatını buna adayan, gemileri yakan kişi sayısı çok az” dedi.

“Yeni iş modeli bulun, öyle girişin”

Türkiye olarak hizmet ve ürün yaratabildiklerini ancak yeni iş modeli yaratmakta sıkıntı yaşadıklarını söyleyen Yanık, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir malı iyi, uygun daha hızlı yapmak sizi marka yapmaz, sizi işletme yapar. Marka bir değer bütünüdür, bunu oluştururken iş modeli ile farklılık yaratabilirseniz marka olur. Girişmemeciliği de buna dayandırıyorum, güneşin altında bulunmayan bir şey kalmadı. Yeni tekstile, zeytinyağı markasına, kahve zincirine artık ihtiyaç yok. Bulmanın değil seçmenin bol olduğu bir dönem yaşıyoruz. Yenilik ve dijitale dayanmak zorundasınız. 10 yıl önce hepinizin evini otel yapacağım desem gülerdiniz, Air BNB Aralık ayında halka açıldı, değeri 100 milyar dolar. Dünyanın en büyük otel zincirlerinin üçünün toplamının değerinden daha fazla bir değere sahip, sadece 10 yıl içinde bu değeri yarattı. Üstelik tek binası, tek oteli yok, tıpkı hiç sineması olmayan dünyanın en büyük sineması Netflix gibi, hiç aracı olmayan dünyanın en büyük taksi şirketi Über gibi. Bunlar hep yeni iş modelidir”