1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kılıçdaroğlu: Ben olmasam miting de yapamayacaklar
Kılıçdaroğlu: Ben olmasam miting de yapamayacaklar

Kılıçdaroğlu: Ben olmasam miting de yapamayacaklar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Trabzonda Halkla Buluştu.

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Miting yapıyorlar, bakıyorum, sabah Kılıçdaroğlu, öğle Kılıçdaroğlu, akşam Kılıçdaroğlu, ikindi Kılıçdaroğlu. Yaa arkadaş Kılıçdaroğlu size ne yaptı, ben merak ediyorum, ne yaptı size Kılıçdaroğlu? Benden ne istiyorsun arkadaş, ne istiyorsunuz benden? Çünkü onlar benim konuşmamdan rahatsızlar. Ben olmasam miting de yapamayacaklar” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Trabzon’da yaptığı konuşma şöyle:

Şimdi seçim meydanlarında referandum için çalışan, çaba harcayan diğer siyasi partilerin liderleri de var, onları da dinliyorum ben. Onların konuşmalarını da arkadaşlar bana anlatıyorlar. Ama ben onlar gibi yapmayacağım. Ben sadece ve sadece size bu anayasa değişiklikleri neyi getiriyor, neyi götürüyor onu anlatacağım.

Birinci noktamız şu Sevgili Trabzonlular. Siz Sayın Cumhurbaşkanının taraflı mı olmasını istersiniz, tarafsız olmasını mı istersiniz? Bugüne kadar cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar Cumhurbaşkanları hep tarafsız olmuştur. Neden tarafsız olur? Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı 80 milyonu temsil eder, bayrağımızı temsil eder. Cumhurbaşkanlığı makamı hepimizin ortak değeridir. Eğer Cumhurbaşkanı tarafsız olmazsa ortak değer olma niteliğini kaybeder.

O nedenle 16 Nisan’da sandığa gidecek bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. İster Adalet ve Kalkınma Partili olsun, ister Cumhuriyet Halk Partili olsun, ister Milliyetçi Hareket Partili olsun, ister Saadet Partili olsun, ister HDP’li olsun, ister Vatan Partisinden olsun 80 milyon vatandaşımın tamamına sesleniyorum. Bu ülkeye tarafsız bir Cumhurbaşkanı gerekiyor diyorsan sandığa gideceksin onurla gururla “Hayır” oyunu kullanacaksın, bu kadar kolay.

Bunun seçimlerle ilgisi yok. Bunun partilerle de ilgisi yok. Olayı sanki bir parti rekabeti halinde anlatmaya çalışıyorlar. Oysa burada partilerin bir işi yok. Cumhurbaşkanı tarafsız olsun. Saadet Partili için de tarafsız olsun, CHP’li için de tarafsız olsun, MHP’li için de tarafsız olsun, Büyük Birlik Partili için de tarafsız olsun. Tarafsız olsun ki, benim bayrağımı temsil etsin, beni de temsil etsin, 80 milyonu temsil etsin. Bugüne kadar tarihte Cumhurbaşkanları hep tarafsız oldu. Dolayısıyla biz tarihimize saygılıyız, birliğimize saygılıyız, dirliğimize saygılıyız, demokrasimize saygılıyız, farklı görüşlerden de olsak bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Anlaştık mı?

İki; Cumhurbaşkanı yeni rejimde, getirilmek istenen yeni rejimde Cumhurbaşkanı aynı zamanda deniyor ki bir partinin de Genel Başkanı olsun. Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin Genel Başkanı olursa iki şapkası olacak, yani çift başlı bir devlet olacak. Hem Cumhurbaşkanı, hem partinin Genel Başkanı. Aynı zamanda partinin Genel Başkanı hakim tayin edecek, savcı tayin edecek, vali tayin edecek, kaymakam tayin edecek, müftü tayin edecek. Bir partinin Genel Başkanı hakim tayin ederse ne olur.

Size bir örnek vereceğim dikkatle dinlemenizi isterim. Bir dönem hükümet TBMM’ye bir kanun teklifi getirdi. Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesi ve İsrail’e 49 yıllığına kiraya verilmesini istedi. Kanun TBMM’den bizim itirazlarımıza rağmen geçti ve biz onu Anayasa Mahkemesine götürdük. Anayasa Mahkemesi dedi ki, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını başka bir ülkeye 49 yıllığına kiralayamazsınız ve reddetti ve iptal etti. Eğer o hakimlerin, o teklifi getiren partinin Genel Başkanı tayin etseydi o yasa maddesi iptal edilmezdi, o yasa iptal edilmezdi ve bugün bizim Suriye sınırımız tamamen İsrail’e terk edilmiş olacaktı. Buna “Evet” diyor muyuz? Yargı bağımsızlığı bunun için önemlidir. Bunun için bir partinin Genel Başkanı hakim tayin etmemeli. Hep birlikte buna karşı duyarlı olmalıyız, birlikte olmalıyız, birlikte mücadele etmeliyiz.

Buraya gelirken İstanbul’dan geldim yer gök “Evet” levhalarıyla dolu yer gök, her tarafta. Şimdi bakın Sevgili Trabzonlu kardeşlerim, bizimle mücadele etmek istiyorlar, bizimle derken partiyle değil doğrudan benimle mücadele etmek istiyorlar. Miting bakıyorum, sabah Kılıçdaroğlu, öğle Kılıçdaroğlu, akşam Kılıçdaroğlu, ikindi Kılıçdaroğlu. Ya arkadaş Kılıçdaroğlu size ne yaptı ben merak ediyorum ne yaptı size Kılıçdaroğlu? Söylüyorum onlar da duysunlar, Kılıçdaroğlu haram yemedi, kul hakkı yemedi, düzgün davrandı ve millete doğruları anlatıyor. Eğer siz benimle hesaplaşmak istiyorsanız çıkarsınız karşıma, hesaplaşırsınız ben ondan da çekinmiyorum.

GÜÇ SAYIDA DEĞİLDİR, GÜÇ AKILDADIR

Milletvekili sayısını 600’e çıkarıyorlar. Kabul ediyor musunuz? Çağrı yapalım duyarlar mı bilmiyorum. Ya 600 milletvekiline çıkarıyorsun, diyorlar ki, 600’e çıkarıyoruz güçlü parlamento. Daha güçlü yap o zaman 1000’e çıkar, 1500’e çıkar. Dünyanın en güçlü parlamentosu olsun. Güç sayıda değildir, güç akıldadır akılda bunu öğretmemiz lazım. Sayıyla güç olmaz, güç akıldadır.

MİLLETVEKİLİ SAYISINI ARTIRIYORLAR, FATURA 187 TRİLYON LİRA

Milletvekili sayısını artırıyorlar fatura 187 trilyon lira. Şimdi ben fındık üreticisi kardeşlerime sesleniyorum, Allah aşkına sandığa gittiğinizde önce şunu düşünün, bu 187 trilyon lirayı fındık üreticisine verseydin daha iyi değil miydi? Niye 50 milletvekiline veriyorsun, 50 kişiye niye veriyorsun? Ver fındık üreticisine yüzbinlerce kişi rahat geçinsin, huzur içinde olsun. Fındığı yabancılara teslim ettiler. Çayı da yabancılara teslim edecekler göreceksiniz. Onu da teslim edecekler. O açıdan hepimizin dikkatli olması lazım.

BAKANLAR KURULU KALKTIĞI İÇİN, BİR KİŞİ ARZU EDERSE 4 MİLYON SURİYELİYİ BİR GECEDE VATANDAŞ İLAN EDER

Dış politikanın sonucu olarak Türkiye’de 4 milyona yakın Suriyeli var. Diyorlar ki, “Evet çıksın, arkasından Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz.” Kabul ediyor musunuz? Şu çağrıyı yaptım, Suriyelilere eğer sen vatandaşlık vermek istiyorsan, bak anayasa değişikliğinde referandum yapıyoruz, Suriyeliler konusunda da referandum yapalım. Onu kabul etmiyorlar. Bu anayasa değişikliğinde ne var biliyor musunuz? Vatandaşlık için Bakanlar Kurulunun kararı gerekiyor. Bakanlar Kurulu karar vermeden bir kişiye vatandaşlık verilemez. Bu anayasa değişikliği geçtiği takdirde Bakanlar Kurulu kalktığı için bir kişi arzu ederse 4 milyon Suriyeliyi bir gecede vatandaş ilan eder. Kabul ediyor musunuz? Bizim askerlerimiz El Bab’da şehit olacak, bizim askerlerimiz eski 35, 40 derecede terör örgütü PKK’yla mücadele edecek ama onlar çocuklarına ikbal hazırlıyorlar. Nasıl? 18 yaşında milletvekili yapacaklar, ömür boyu askerden muaf olacak, 2 yıl milletvekilliği yaptıktan sonrada milletvekilliği emeklilik haklarına sahip olacaklar