Menderes Türel: Büyük hedeflere koşmalıyız

Menderes Türel: Büyük hedeflere koşmalıyız

Referandum süreci ile ilgili görüş alışverişinde bulunan Türel, Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Yüz yıllardır bu imtihanlar bitmemiş. Bugün de birçok sınavın eşiğindeyiz dedi.

A+A-

Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Manavgat’ta sivil toplum kuruluşları temsilcileri, basın mensupları, muhtarlar ve mahalle başkanları ile bir araya geldi. Referandum süreci ile ilgili görüş alışverişinde bulunan Türel, “Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Yüz yıllardır bu imtihanlar bitmemiş. Bugün de birçok sınavın eşiğindeyiz. Geçmişte de birçok sınavı milletçe birlik beraberliğimiz sayesinde, aziz milletin feraseti, sağduyusu ile hep başarıyla vermişiz. İnşallah bu milletin birliğine halel getirmek isteyenler, başarılı olmazlar, inşallah bu millet bugüne kadar olduğu gibi bu devleti dimdik ayakta tutmaya devam eder, çünkü hepimiz aynı kayığın içindeyiz. Devrildiğimde hepimiz denize düşeceğiz. Ama selametle hızlı bir şekilde hedefe doğru ilerledikçe çok daha mutlu olacağız” diye konuştu.

Yalan atölyesi gibiler

Referandum sürecinin siyasi bir süreç ve siyasi bir tercih olmadığının altını çizen Başkan Türel, şunları söyledi: “Ülke yönetiminde çok daha hızlı ve rahat bir kalkınma imkanı bulur muyuz, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dediğimiz bir sistemle bunu yapalım ya da yapmayalım kararı vermek için sandık başına giriyoruz. Biz Türkiye’de ne zaman iyi bir şeyler yapmaya kalksak, ne zaman bir reform paketiyle halkımızın huzuruna gelsek, ne zaman kalkınma hızımızı artıracak, kurumlarımızı güçlendirecek bir değişime gitsek inanın hep aynı iftiralara maruz kalmaktan sıkıldık artık. Sayın Cumhurbaşkanımız yalan fabrikası şeklinde bir benzetmede bulunuyor. Arkadaşlar fabrika çok üretir, bunlardan ancak yalan atölyesi olur. Çünkü yalanları hep aynı. Cumhuriyet, laiklik elden gidiyor, yalanları.”

Hep aynı yalanlar

Kendisinin bunu bizzat Ankara’da Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevindeyken Büyükşehir Yasası reformunda yaşadığının altını çizen Türel şunları anlattı: “Yerel yönetimlerimizi güçlendirecek ve il sınırlarımızı genişleterek, en ücra köşede hizmet gitmeyen ilçelerimize, köylerimize hizmet götürmek için hazırladığımız bir reform paketiydi. Böyle olduğu da işte bugün uygulamada görünüyor. Ama o gün de bize aynı yalanları attılar. 30 büyükşehir için çıkarmak istediğimiz Büyükşehir Yasası için bu ülkeyi 30 eyalete bölme yasası dediler. Bu, Türkiye’nin bölünme, parçalanma operasyonudur dediler. Cumhuriyeti elden götürecek eyalet sistemine geçilecek bir sistemdir dediler. Paketin içini okuduğunuzda bunlarla ilgili bir tane harf yok. Bunlarla ilgili en ufak düzenleme yok. Bir yerel yönetim paketi sadece. Belediyelerimizin hizmet imkanlarını düzenleyen bir paket. Ne devletin yönetim biçimiyle ilgili bir husus var, ne rejimle ilgili bir şey. Ama hep aynı yalanlar.”

Manavgat kokuyordu

Başkan Türel şöyle devam etti: “İşte bugün övünerek, gururla Manavgat Belediyesi’nin en az on misline yakın bir yatırım bütçesini Büyükşehir olarak burada harcayabiliyorsak, bu uyguladığımız Büyükşehir Yasası sayesinde. Yoksa bunlar olamayacaktı. Ne oldu? Büyükşehir Yasası ile bölündük, parçalandık mı, eyalet sistemi mi geldi? Aksine şöyle bir göreve geldiğimizde düşünün, arkadaşlar Manavgat kokuyordu. Arıtma tesisleri kapasitesini doldurmuş, arıtma sorunu hat safhadaydı, Manavgat’ın içinde lağım kokularından geçilmiyordu. Bunları siz yaşıyordunuz. İki dev arıtma tesisini; birisi 40 milyon diğeri 30 milyon, toplam 70 milyon liralık dev arıtma tesisini bir buçuk senede hizmete soktuk. Ve denizimizi kurtardık. Turizmimizin en büyük sermayesi denimizi gözümüz gibi korumamız lazımken; maalesef Manavgat arıtma kapasitesini doldurduğu için taşıyor, güzelim Manavgat Çayı ve denizimiz pislikten geçilmiyordu, o yüzden Manavgat kokuyordu. Biz bu Büyükşehir Yasası ile bu imkanları bulmasaydık, bu hizmetlerin çoğu olamayacaktı. Çünkü ilçe belediyelerinin imkanlarıyla ya da İl Genel Meclisi’nin gücüyle bu yapılabilseydi, zaten yapılırdı. Yapılamadığı için biz bu reform paketlerini getiriyoruz.”

Önemli olan sistemi güçlendirmek

Türkiye’nin güçlü liderler döneminde hep kalkındığına dikkat çeken Türel, “Ama güçlü liderleri her zaman bulabiliyor muyuz? Şöyle aklınızdan sayın desem bir elin 5 parmağını geçmez. Güçlü liderliği bulmak önemli; ama mesele sistemi güçlendirmek. Siz sistemi güçlendirirseniz, sonrasında kurumsal yapı güçlenirse, bu iş ilelebet devam eder. Kim gelirse gelsin” dedi.

Büyük hedeflere koşmalıyız

“AK Parti niye böyle bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duydu diye” zaman zaman eleştirildiğine dikkat çeken Başkan Türel, “Aslında bir nevi böyle eleştiriler doğru. Hamdolsun 15 senedir halkın desteğini almış güçlü bir hükümet, dünyaca teyit edilmiş, kabul edilmiş güçlü bir liderimizle birçok sorunu aşıyoruz ve Türkiye çok önemli gelişme kaydetmiş. Rakamlar yalan söylemez, 3 bin dolarken 2003’deki kişi başına düşen milli gelir, 11 bin doları geçmiş. Bu büyük bir başarı öyküsü; ama eğer ki Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2002’den itibaren olsaydı, samimiyetle söylüyorum kişi başına düşen gelirimiz 22 bin dolarlarda olurdu. Azı bulduk diye azla yetinemeyiz. Mutlaka daha büyük hedeflere koşmalıyız” diye konuştu.

Bu reformları yapmazsak dünya ile yarışamayız

 

Türel konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet elden gidiyor diyorlar. Bizim hedeflerimiz büyük. Cumhuriyet gidiyor gidiyor doğru da Cumhuriyet 100. yılında 2023’te dünyanın 10. büyük, Avrupa’nın 3. büyük devleti olmaya doğru gidiyor. Biz bu reform paketlerini yapamazsak, dünya ile yarışamayız. Bu mesele zaten teknik ve hukuken her noktası sonuna kadar anlatılabilecek kolay bir mesele olduğu için hayır’ı destekleyenler konuyu siyasallaştırmak, iftiralarla sulandırmak üzere bir hazırlık içindeler. Bu siyasi bir mesele değil ki. Burada çok farklı partilere gönül vermiş, oy vermiş arkadaşlarımız var. Demokrasinin

gereğidir. Demokrasi çok sesliliktir olacak ama bu bir siyasi mesele değildir, bir memleket meselesidir.”

Bunlara pabuç bırakmamak lazım

Türkiye’nin üzerinde kurulan tuzaklara dikkat çeken Başkan Menderes Türel, “Biz bu yüce milletin birlik ve beraberliği sayesinde aştık bu tuzakları. Ve en son destanımız 15 Temmuz’daydı. Ondan önce Çanakkale Destanı’nı, Kurtuluş Savaşı Destanı’nı tarihe gidin, ta Malazgirt Savaşı’na kadar olan destanı, bütün destanları bu yüce milletin birliği beraberliği yazmıştır. Ama bu millet, bu destanları yazıyorken milletin kalkınmasını istemeyenler hep olmuş. Bunlara pabuç bırakmamamız lazım. Aslına bakarsanız bugün hayır kampanyaları yapan çevrelerin bazılarına, hepsine demiyorum, baktığınızda; neden hayır kampanyası yaptıklarını anladığımızda teşhisi doğru koymuş oluruz, ondan sonra tedavi kolay. Almanya’nın devlet kanalında her gün hayır kampanyası yapılıyor. İsviçre’de Hollanda’da artık gazeteler Türkçe başlıklarla çıkıyor. Hayır oyu verin diye. Onlara ne ya. Onlar bizim hakikaten çok güçlü olmamızı istediği için mi hayır kampanyası yapıyor. Aman Türkler de çok zenginleşsin kalkınsın diye mi hayır kampanyası yapıyor. Bunun muhasebesini iyi yapmamız lazım” ifadesini kullandı.