Sosyal medyadaki mahremiyet ihlallerini en aza indirecek yazılım

Sosyal medyadaki mahremiyet ihlallerini en aza indirecek yazılım

Sosyal medyadaki mahremiyet ihlâllerini en aza indirmeyi hedefleyen bir yazılım geliştirildi.

A+A-

Akıllı yazılımlar ve yapay zekâ üzerine çalışan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Yolum ve araştırma grubu, sosyal medyadaki mahremiyet ihlâllerini en aza indirmeyi hedefleyen bir yazılım geliştiriyor. Yazılım ile sistem kişilerin Facebook paylaşımlarında filtrelemeyi otomatik yapacak; kişiye özel paylaşım gruplarını kendi belirleyecek. Kullanıcı için ‘’kişisel asistan’’ görevi yapacak bu yazılım ile sosyal medyada paylaşımlarınızı istemediğiniz kişilerin görmesi otomatik olarak engellenebilecek.

Akıllı yazılımlar ve yapay zekâ üzerine çalışan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Yolum ve araştırma grubunun üzerinde çalıştığı yazılım farklı yapay zekâ teknikleri kullanılarak hem kullanıcıların mahremiyet isteklerinin öğrenilmesini sağlıyor hem de bunları korumaları için destek veriyor.

TÜBİTAK desteğiyle 2014 yılında başlayan projeyle ilgili konuşan proje yürütücüsü Prof. Dr. Pınar Yolum, ‘’Sosyal medyada çok fazla bilgi paylaşıyoruz, bu da iyi bir şey çünkü biz sosyal medyayı bunun için kullanıyoruz, yani paylaşmak istiyoruz. Dolayısıyla sosyal medyayı kullanmayalım diye bir opsiyon söz konusu değil. Fakat paylaşılan çok fazla bilgi var ve biz bu bilgileri doğru insanlarla paylaşıp paylaşmadığımızı her zaman kontrol edemiyoruz. Bizler öyle yazılımlar geliştirelim ki, kullanıcılara destek olsun ve onların mahremiyetlerini korumalarına yardımcı olsun’’ diyerek yola çıktıklarını ifade etti.

Muhakeme yöntemiyle mahremiyet isteklerini öğreniyoruz

Sosyal medya mahremiyetini konu alan projede farklı yapay zekâ teknikleri kullanarak hem kullanıcıların mahremiyet istekleri öğreniliyor hem de bunları korumaları için destek veriliyor. Kullanılan tekniklerden bir tanesi, Argumentation (muhakeme) denilen oldukça yeni bir yöntem. Bu yöntem akıllı yazılımların birbirlerine savlar sunarak, ortak bir karar alınmasını mümkün kılıyor.

Sosyal medyada mahremiyet meselesinin önümüzdeki yıllarda çok önemli ve hepimizin hayatına dokunacak bir mesele olacağını söyleyen Prof. Yolum, geliştirdikleri sistemin işleyişini şöyle anlattı:

“Örneğin ben bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum, bunu paylaşacağımı kendi Facebook uygulamama söylediğim zaman bizim yazılımımız devreye giriyor ve benim yazılımım bu fotoğraftan etkilenecek diğer Facebook kullanıcılarının yazılımları ile diyaloğa giriyor. Böylece akıllı uygulamalarımız birbirleriyle konuşarak ortak bir karar veriyorlar. Yani ‘Bu fotoğrafı paylaş ama bu kişileri çıkar, yerimizi gösterme, fotoğrafın şu tarafını kes’ gibi kararlar veriyorlar. Bunu yaparken, kullanıcılarının mahremiyet kısıtlarını göz önünde bulunduruyorlar.

Başka önemli nokta ise; diyelim ki siz elinizden geldiğince mahremiyetinizi korumak istediniz, bu yazılımlar çalıştı. Hala mahremiyet ihlali olabilir mi? Evet olabilir, çünkü daha önce hiç tanımlamadığınız bir kuralınız olabilir. İlk defa başınıza özel bir durum gelmiş olabilir. Biz bu alanda da çalışıyoruz. Benzer mahremiyet kurallarını düşünüp kullanıcının istemeyeceği durumları tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu sayede mahremiyet ihlallerini yakalayıp kullanıcıya bilgi verebilecek sistemler üzerinde çalışıyoruz. Yapay zekâ burada devreye giriyor, biz verilen bilgiler üzerine daha çok mantık yürüten ve ondan daha çok bilgi çıkarabilen sistemlerle çalışıyoruz’’.

Sosyal medyada mahremiyete önem vermiyoruz

Çalışmalarının demo denilen prototip sistemler üzerinde kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Pınar Yolum, farklı zamanlarda farklı kişilerle çalışmalar yaptıklarını ve insanların mahremiyet üzerine çok az düşündüklerini fark ettiklerini söyledi. Kullanıcıların Facebook’ta ortalama 300-350 arkadaşı olduğuna dikkat çeken Prof. Yolum, “Bu kişiler arasında sizi aslında iyi tanımayan insanlar olabilir, paylaşımınızı neden yaptığınızı anlayamayacak insanlar olabilir. Biz genelde Facebook çevremizi bizim resimlerimizi beğenen, altına yorum yazan belki 50-100 kişi gibi düşünüyoruz. Hâlbuki “uyuyan” bir 200-250 kişi daha var. Onlar da bu paylaşımları görüyorlar. Ayrıca günümüzde artık çocuklar da Facebook’a giriyorlar ve paylaştığınız içerikleri görüyorlar. Bu içerikler acaba onlar için uygun mu, bunu da düşünmek gerekiyor. Bu bir mahremiyet sorusu değil ama yine de çok önemli bir mesele” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT