1. HABERLER

  2. TEKNOLOJİ

  3. Teknoloji dünyasındaki yeni trendler
Teknoloji dünyasındaki yeni trendler

Teknoloji dünyasındaki yeni trendler

Bir zamanların en popüler iletişim araçlarından sms yerini online iletişim araçlarına bıraktı. Teknoloji dünyasında çok hızlı değişen kullanım amaçları ve trendler bizleri yeniliklerle tanıştırmaya devam edeceğe benziyor.

A+A-

Akıllı telefon sahipleri mesajlaşma için artık SMS yerine dijital mesaj servislerini kullanıyor. WhatsApp, Messenger, Line, Viber, WeChat, Snapchat bunlardan bazıları. SMS etkisini kaybederken, RCS onun yerini almaya hazırlanıyor.

Mobil uygulamalar ve platformlar için öngörülen yeni trenler

Sanal gerçeklik ( VR), artırılmış gerçeklik (AR), yapay zeka (AI) ve giyilebilir teknolojiler alanlarında 2016 yılında gerçek anlamda çığır açan yeniliklere tanık olduk. 2017’de ise sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliği çok daha farklı alanlarla görmeye başlayacağız. Yapay zeka, insan-bilgisayar iletişimini ileri noktalara götürecek. İşte 2017’de mobil uygulamalar ve platformlar için öngörülen 5 trend:

PlayStation ve Xbox gibi günümüzün önde gelen oyun konsolları 2000’li yılların başına damga vurmuştu. Bugün ise Sanal Gerçeklik ( VR) gözlükleri hızla yükseliyor. Oculus Rift, HTC Vive, PlayStation VR ve Google Daydream gibi sanal gerçeklik platformlarında bu yıl beklenen satış oranlarının, en önemli oyun konsollarının ilk yıllarında yakaladığı satış oranlarını geride bırakması bekleniyor.

Siri, Cortana ve Google Now gibi sesli dijital asistanlar 2017 yılında iyileştirilerek, çok daha işlevsel bir seviyeye ulaşacaklar. Amazon Echo ve Google Home gibi internet bağlantılı ev asistanları çok daha popüler hale gelecek. Mobil cihazlardan sesli sipariş vermek sırandan bir müşteri davranışı olmaya başlayacak. Bu arada, Stanford, Washington ve Baidu Üniversiteleri tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2016 yılında ilk kez bir ses tanıma yazılımı, insanları mesaj yazma hızı ve netliği açısından geride bıraktı. Dijital asistanların ses tanıma yeteneği de insanları geride bırakmayı başardı. Dijital asistanlar hem insanlardan üç kat daha hızlı sürede ses tanıyabildiler, hem de yüzde 20.4 oranında daha az hata yaptılar.
Bir diğer önemli gelişme ise, sesli asistanların metin içeriği anlama yolunda ilerleme kaydetmeleri.

Artırılmış gerçeklik; gerçek dünyadaki çevrenin ve içindekilerin bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik ve GPS verileriyle zenginleştirilerek meydana getirilen canlı, doğrudan veya dolaylı fiziksel görünümü olarak tanımlanıyor. Bu kavram kısaca, gerçekliğin bilgisayar tarafından değiştirilmesi ve artırılması anlamına geliyor. Sanal gerçeklik ise, bilgisayarlar tarafından simüle edilen ortamlar olarak tanımlanıyor. Çoğu sanal gerçeklik ortamı bir bilgisayar ekranı yoluyla edinilen görsel tecrübelerden oluşuyor. Apple CEO’su Tim Cook’a göre, artırılmış gerçekliğin ticari potansiyeli, sanal gerçeklikten daha fazla. Cook, geçen sene yaptığı bir konuşmada, artırılmış gerçekliğin insanların günlük yaşamlarının bir parçası haline geleceğini ve iOS gibi işletim sistemlerine gireceğini söyledi. Artırılmış gerçeklik teknolojisinin akıllı telefon dışında herhangi bir donanım gerektirmemesi de bu değişimi hızlandıracak önemli bir unsur. Artırılmış gerçeklik özelliğine sahip olan telefonların 2018 sonrası piyasaya çıkması bekleniyor. Apple’ın bu özelliği telefonuna ekleyecek olmasının nedenlerinden birisi, artırılmış gerçeklik uygulamalarının da artacak olması ve böylece Apple’ın App Store gelirlerindeki artışın devam etmesinin sağlanması.

Sesli asistanlar ve mesajlaşma uygulamaları her geçen gün daha üretken bir yapı kazanıyor. 2016 yılında sesli asistanların kalitesi ciddi ölçüde yükseldi. Mesajlaşma uygulamaları da küresel ayak izlerini artırdılar. Bugün en büyük dört mesajlaşma uygulaması toplamda 3 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşıyor. Şirketler, ürünlerini paylaşmak veya satmak için bu uygulamaların içinde mini uygulamalar ekleyebiliyorlar. Önümüzdeki dönemde “sohbet botları” adı verilen ChatBot’lar, online alışverişten, haber takibine, trafik ve yol durumundan, şirketlerin müşteri ilişkilerine kadar internet deneyimini baştan aşağı değiştirmeye hazırlanıyor.
Beklenti şu yönde: Eğer tüketiciler sesli asistanlara ve mesajlaşma uygulamalarına güvenebilirlerse, farklı uygulamalar yüklemeye ve kullanmaya gerek duymayacaklar.
Örneğin Çin’in en popüler mesajlaşma uygulaması olan WeChat, Çin’de mobil online ortamda geçirilen zamanın yüzde 30’unu temsil ediyor. WeChat tarafından başlatılan mini uygulamalar sayesinde, Çinli kullanıcılar, çok sayıda geleneksel uygulamayı indirmeden, bu uygulamaların hizmetlerine ulaşabiliyorlar.

Akıllı telefon sahipleri mesajlaşma için artık SMS yerine dijital mesaj servislerini kullanıyor. WhatApp, Messenger, Line, Viber, WeChat, Snapchat bunlardan bazıları. SMS etkisini kaybederken, RCS onun yerini almaya hazırlanıyor. RCS (Rich Communication Services), yani zenginleştirilmiş mesajlaşma teknolojisi anlamına geliyor ve modern dijital mesaj servislerini örnek alıyor. Google, bu yeni teknolojiyi yaygınlaştırmaya çalışan firmaların başında geliyor. Google, Android mobil işletim sistemine, SMS yerine RCS’i ana mesajlaşma hizmeti olarak koymaya çalışıyor. RCS, bağımsız tüm operatörlerde, tüm akıllı telefonlarda çalışabiliyor ve herkes tarafından ortak kullanılabiliyor. Yani operatörler arası bir program. Grup mesajlaşma, sesli ve görüntülü görüşme, video/ dosya/resim yollama, konum paylaşımı gibi özelliklere sahip olan RCS, GSMA’nın yeni İleri Mesajlaşma standardı kapsamında yer alıyor; mobil cihazlar ve ağlar yoluyla sürekli mesajlaşma hizmeti sunuyor.

Dolayısıyla uygulama dağılımının gelişmesi, uygulama dükkanlarının önemini ve gelirini önemli ölçüde azaltacak. Bu durum Apple ve Google gibi uygulama dükkanı olan şirketleri yakından ilgilendiriyor. 2016 yılında Apple’ın gelirinin yüzde 60’ı App Store’dan geldi. Dolayısıyla şirketlerin müşterilerine değer katması için yeni yollar bulmaları gerekecek.