Uzun süre Teknolojik cihaz kullanımı Dirsek ağrılarına sebep oluyor

Uzun süre Teknolojik cihaz kullanımı Dirsek ağrılarına sebep oluyor

Telefon, Tablet ve Bilgisayarın Yanlış Kullanımı Dirsek Ağrılarını Artıyor. Özellikle 35-55 yaş aralığındaki genç nüfusta görülen dirsek sorunlarının sıklığı teknoloji kullanımına bağlı olarak giderek artıyor.

A+A-

Teknolojinin hayatımıza getirdiği vazgeçilmezler arasında yer alan tablet, bilgisayar, akıllı telefonların uzun süre kullanımı duruş bozukluklarından göz problemlerine kadar birçok problemi beraberinde getirdiği biliniyor. Bu cihazların ergonomik kullanılmamasına bağlı ortaya çıkan problemlerden biri de dirsek ağrısı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Turan Çift, bu ağrılı durumun erken tedaviyle yüzde 90 oranında ameliyatsız tedavi edilebildiğini anlatıyor.

Özellikle 35-55 yaş aralığındaki genç nüfusta görülen dirsek sorunlarının sıklığı teknoloji kullanımına bağlı olarak giderek artıyor. Dirseğin dış tarafından başlayan ağrı el bileğine kadar ulaşabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Turan Çift, bununla birlikte salon sporları yaparken kişinin kendini zorlaması, kapasitesinin üstünde ağırlık kaldırması sonucunda da dirsekte ödeme bağlı ağrının yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

Dirsekteki ağrı yavaş yavaş ilerlediği için hastalar tarafından çok önemsenmiyor. Zaman içinde kolun kullanımının artmasına bağlı olarak da şiddetleniyor. Bu nedenle hastaların hekime geç başvurduğunu anlatan Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Hastalar genelde ağrıların başlamasından 2-3 hafta sonra bize başvuruyor. Hatta bazıları ağrıyla yaşamayı öğreniyor ve hiç hekime başvurmuyor, ağrılar günlük yaşantısını iyice kısıtlayıcı olunca bize geliyor. En bilinen belirti dirseğin dış tarafında “lateral epikondil” olarak bilinen çıkıntılı kemik üzerinde artan şiddetli bir ağrı görülür.” diye konuşuyor.

TEDAVİDE GECİKME, AMELİYATSIZ TEDAVİ ŞANSINI DÜŞÜRÜYOR

Tedavi yaklaşımında konservatif tedavilerin ön planda olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Erken müdahale edildiğinde hastaların yüzde 90’dan fazlasını ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Önce konservatif tedavi dediğimiz; ilaç gerekirse iğne tedavisi ve rehabilitasyon ile en az 9 ay ameliyatsız tedavi seçeneklerini deniyoruz. Bu süre içinde ağrılarda gözle görülür bir azalma olmuyorsa cerrahi tedavi devreye giriyor. Ancak gecikme ameliyatsız tedavinin başarısını düşürüyor” diyor.

HASTA UYUMU GEREKİYOR

Konservatif tedavi sürecinde hastanın mesleği, günlük yaşantısı gibi faktörler de sonucu etkiliyor. Bu noktada hasta uyumunun önemine işaret eden Doç. Dr. Hakan Turan Çift, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hastanın verilen kurallara birebir uyum sağlaması gerekir. Örneğin ağır kaldırmaması ya da mesleği gereği bile olsa tornavida kullanan bir kişinin bu süreçte tornavida kullanmaması, yine ev kadınlarının çamaşır sıkma hareketi yapmaması, hamur açmaması, el işiyle uğraşmaması, dirsek ve el bileğini zorlayıcı ağır spor yapmaması gerekiyor. Bu noktada özellikle cerrahlar, alet kullanmak zorunda olan boyacılar, tesisatçılar, marangozlar ve hatta yoğun ev işi yapan ev hanımları el, kol ve dirseklerini zorlayarak çalıştıkları için riskli grubu oluşturuyor. Bu kişiler mesleklerini bırakamayacağı için problem yaşanabiliyor.”

DİRSEK ARTROSKOPİSİ DENEYİM GEREKTİYOR

Cerrahi gerektiren kişiler için açık cerrahi kullanılabildiği gibi kameralı sistemle yani artroskopik olarak kapalı şekilde de yapılabiliyor. Bu noktada dirsek artroskopisi konusunda deneyim gerektiğini anlatan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Dirsek anatomisi vücudumuzda eklemler içinde en çok sinirin, damarın geçtiği ve yaralanma riskinin en çok olduğu bölgedir. Dirseğe kameralı sistemle gireceğiniz zaman söz konusu damar ve sinirleri yaralama riski ortaya çıkıyor. Üstelik bu damarlar ve sinirler majör yapıdadır. Bununla birlikte dirsekte eklemin aralığı çok dar olduğu için, omuz ve diz eklemi kadar geniş bir çalışma alanına sahip değiliz. Bu nedenle hekim açısından zor ama hasta açısından eğer operasyon rahat geçerse çok kolay bir yöntemdir. Enfeksiyon riski çok düşüktür. Bu noktada karar hastanın durumuna göre veriliyor” diyor.

HAYAT BOYU DİKKAT ETMEK GEREKİYOR

Cerrahi sonrasında iyileşme süresi hastanın ağrı eşiğine, uyumuna ve yaptığı işe göre değişebiliyor. Ameliyattan sonra ağrıdan çok büyük oranda kurtuluyor. Sonrasında fizik tedavi genelde gerekmiyor. Ancak hastaların tedavi sonrasında ağrı geçse dahi yaşam boyunca bazı kurallara dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde tekrarlama riski bulunuyor. Dolayısıyla yaşamı boyunca dikkat edeceği kurallar var ve bunlara uyulmazsa tekrarlama riski olduğu unutulmamalıdır.